Solo Exhibition / Kişisel Sergi

İmoga Art Space 2020

Videos / Videolar

Pictures / Fotoğraflar

Posters / Posterler

Show More

Mytichal and Fairy Tale Protectors from Fantasy to Reality

The sculptures of Başak Cansu Güvenkaya, combined with a plastic balance and alternative materials, reveal the absurd, mythical and real figurative beings between reality and fairy-tale world. The “Protectors” exhibition, opened on 11 January at İmoga Art Space, is presented as the first solo exhibition of Başak Cansu Güvenkaya as a comprehensive monitoring of her sculptures that she has produced for many years. The sculptures, which are produced as an inquiry into existence of the ironic and strange balance between evil and goodness and new and reliable living spaces, are viewed as multi-piece and colourful forms according to the artist's real experiences and intellectual searches. The “Protectors” exhibition, which is based on the artist's search for the spiritual equivalents of the sense of trust and the preservation of human existence between reality and imagination, can be seen at İmoga Art Space until January 31, 2020..

                                                                                                                                         Melike Bayık

Hayalden Gerçeğe Mitsel ve Masalsı Koruyucular

 

Plastik bir balansla alternatif malzemeler ile bir araya getirilmiş olan Başak Cansu Güvenkaya’nın heykelleri gerçeklik ve masal dünyası arasında absürd, mitsel, reel figüratif varlıkları çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. İmoga Art Space’te 11 Ocak’ta açılan “Koruyucular” sergisi Başak Cansu Güvenkaya’nın ilk kişisel sergisi olarak, uzun yıllardır ürettiği heykellerinin kapsamlı bir izlemesi olarak sunulur. Kötülük ve iyilik arasındaki ironik ve tuhaf dengenin, yeni ve güvenilir yaşam alanlarına dair bir varlık sorgusu olarak üretilen heykeller sanatçının reel deneyimleri ve düşünsel arayışları karşısında çok parçalı ve renkli formlar olarak izlenir. Sanatçının, insanın gerçek ve hayal arasındaki varlığını korumak ve güven duygusunun manevi karşılıklarını araştırması üzerine kurulu olan “Koruyucular” sergisi 31 Ocak 2020’ye kadar İmoga Art Space’te izlenebilir...

                                                                                                                                         Melike Bayık

Guvenkaya's interview with Melike Bayık:

Mytichal and Fairy Tale Protectors from Fantasy to Reality

 

Melike Bayık: First of all, as a young artist, could you tell us about your productions as content and form?

Başak Cansu Güvenkaya: As a young artist, I started to make journeys, following my curiosity. As I grew up and learned, my fears increased, and I felt weak about life. Fear and anxiety of the future pushed me to look for solutions to escape. When I realised that there was no perfect place to live with confidence, I decided that only I could create this dream world myself. With the sculptures that I started to create with the need for protection, I designed a world where fears and evil do not exist. Nowadays, as contemporary humans, we cannot avoid the inevitability that being free and individual as a person also brings loneliness and fear and my sculptures and paintings suggest a playful and colourful way to oppose this situation. You can think of this shelter-like place as a playground; most of these sculptures, with animal or monster-shaped with sharp teeth, can be moved by its viewer and from this moment on, the sculptures come to life and begins to fight with the evil that the viewer wants protected from. In this colourful, imaginary place we can feel as carefree as we did in our childhood. 

This game is a protected area standing against certain things. My works swallow and destroy evil; they embody an expression and a protection against evils of the world, creating a space where evil and fear do not exist; it is an imaginary world of its own. And it invites its viewer to this safe, sheltered atmosphere...

Melike Bayık'ın Güvenkaya ile röportajı:

Hayalden Gerçeğe Mitsel ve Masalsı Koruyucular

 

Melike Bayık: Öncelikle genç bir sanatçı olarak üretimlerinizden içerik ve form olarak bahseder misiniz?

Başak Cansu Güvenkaya: Genç bir sanatçı olarak merak duygularımı takip ederek yolculuklar yapmaya başladım. Büyüdükçe ve öğrendikçe korkularım arttı ve hayata karşı kendimi güçsüz hissettim. Korku ve gelecek kaygısı beni kaçış yolları aramaya itti ve bir savunma mekanizması oluşturmaya zorladı. Güven duyarak yaşayabileceğim, mükemmel bir yer olmadığını fark ettiğim zaman, bu dünyayı ancak kendim yaratabileceğime karar verdim. Korunma ihtiyacı ile üretmeye başladığım heykellerle, korkuların ve kötülüklerin var olmadığı bir dünya tasarlıyorum. Kötülükleri ve korkuları yutan heykeller ve resimler yaratarak, çağımızın içine düşmekten kaçamadığı yalnızlık ve korku ile mücadele etmek için oyuncu ve renkli bir alternatif üretiyorum. Sığınak niteliğindeki bu yeri, bir oyun alanı gibi düşünebilirsiniz; hayvan veya canavar biçimli, keskin dişlere sahip bu heykellerin çoğu izleyicisi tarafından hareket ettirilebiliyor, bu andan itibaren heykeller hayat buluyor ve kişinin korunmak istediği kötülüklerle mücadele etmeye başlıyor. Bu oyuncu, renkli, masalsı alanda aynı çocukluğumuzda hissettiğimiz gibi endişesiz hissedebiliyoruz.

 

Bu oyun; bir şeylere karşı duran, korunaklı bir alandır. Heykellerim ve çizimlerimdeki karakterler, dünyanın kötülüklerini yutup yok eder; kötülüklerin, korkuların var olmadığı bir yer,  korunaklı, kendine ait hayali bir dünya yaratır...

 © 2019 All copyrights belong to Başak Cansu Güvenkaya.

  • Instagram